Geçtiğimiz sezona götüreyim sizi. Diego Lugano, Andre Santos, Mamadou Niang, Emmanuel Emekine gibi dört silahını kaybetmiş bir takım.
Sezon başında psikolojik kapasitesi hallaç pamuğu gibi atılmış ve dört yıldızının yerine idare eder oyuncular alınmış bir oyuncu grubu. Sezon boyunca teknik direktörlükten çok başkanlık yapmış bir teknik adam.
Normal sezonu 7 puan geride bitirmiş, playoff’u son maçta kaybetmiş bir takım. Ligin son maçından sonra da oynanmış bir Ziraat Türkiye Kupası finali. Söke söke (kanırta kanırta değil) alınmış bir maç ve hak edilmiş bir kutlama töreni.
Filmi bu sezon sonuna getirirsek neredeyse geçen sezondan bile daha coşkulu bir kupa töreni gördük. Rakibinden tam 10 puan fark yemiş, UEFA Avrupa Ligi’ni rakibine elleriyle teslim etmiş bir takımın geçtiğimiz sezondan daha fazla sevinmesi bana biraz garip geldi.
Oyuncuların 60 küsur maçlık özverisini, eforunu ve psikolojik yıkımını küçümsüyorum zannetmiyorum. Çünkü maç adediyle Avrupa’nın ilk 5 takımı arasına girmeyi başardılar.
Ama bunu söylerken diğer iki mecradaki hayal kırıklığını unutmamamız gerekli. Eğer bu iki hayal kırıklığından sonra Ziraat Türkiye Kupası gibi üçüncü sıradaki organizasyonun şampiyonluğunu bu kadar coşkulu kutluyorsanız oturup düşünmeniz gereklidir.
Devre arası transferleri dahil kasasından 33 milyon avronun üzerinde bonservis bedeli çıkartmış bir kulübün, yaklaşık 100 milyon avro maaş ödemiş bir camianın sadece Ziraat Türkiye Kupası’yla avunması bana fazlasıyla saçma geliyor.
Ama bitmiş bir sezon hakkında eleştiri yaparken övgü yapmayı da unutmayalım. 60 küsur maçlık Fenerbahçe için en az 45-50 maç yazısıyla karşınıza çıktım. Bu yazıların %50-60’ında Aykut Kocaman’ı çok ağır şekilde eleştirdim.
Fakat sezon sonu geldiğinde Ağustos-Eylül aylarındakinden bambaşka bir Fenerbahçe’yle sezonu kapatıyoruz. Salih Uçan gibi bir genci kazanmış, Webo hamlesi tutmuş, Musa Sow’dan bambaşka bir mevkide bile katkı almış, UEFA Avrupa Ligi’nde oynadığı futbolla taraftarına zevk vermiş bir takımın teknik direktörüyle ilgili istifa haberleri çıkması fazlasıyla yanlıştır.
Kupa törenindeki coşku ne kadar yanlış olursa olsun Aykut Kocaman’a bir sezon daha şans verilmelidir. Hele ki orta sahaya Alper Potuk gibi coşkun bir orta saha kadroya katılmışsa.
Bekleyip görelim ve keyifli bir transfer sezonu yaşayalım. En sevdiğimiz dönem geldi değil mi? Sağlıcakla kalın.
www.twitter.com/erdi_aydemir
||||||||||||||||||||||||||||||